Okullarda güvenliğin artırılması amacıyla daha önce güvenlik görevlisi istihdam edilmesi yönünde yapılan planlamanın, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun nedeniyle farklı bir modele dönüştürüldüğü öne sürülüyor.
İddiaya göre başlangıçta okullara doğrudan güvenlik görevlisi alınması planlandı. Ancak özel güvenlik personelinin görev alanına ilişkin yasal düzenlemeler nedeniyle bu planlamadan vazgeçilerek, alımların “bahçe görevlisi” unvanıyla yapılması yönünde bir düzenlemeye gidildi.
Gelinen noktada ise kamuoyunda şu soru gündeme geliyor: Bahçe görevlisi olarak alınacak personel fiilen okul güvenliğini mi sağlayacak?
İddiaya göre personelin temel amacı yine okul güvenliğine katkı sunmak olacak; ancak “bahçe görevlisi” statüsü üzerinden istihdam edilerek güvenliğin yanı sıra farklı işlerde de görevlendirilmesinin önü açılacak.
Öte yandan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 ilde toplam 30 bin “bahçe görevlisi” istihdam edileceğini ve alımların İŞKUR üzerinden yapılacağını açıkladı.
Buradaki en dikkat çekici husus ise güvenlik amacıyla personel alınırken, personelin özel güvenlik görevlisi statüsünde değil, bahçe görevlisi unvanıyla istihdam edilmesi.
Zira 5188 sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik görevlilerinin koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılması yasak. EGM de bu konuda açıkça, özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum veya kuruluşlara idari para cezası uygulanacağını belirtiyor.
Dolayısıyla mesele yalnızca personel alımı değil; alınacak personelin hangi unvanla, hangi görev tanımıyla ve fiilen hangi işlerde çalıştırılacağı açısından da önem taşıyor.